Antik KentlerEge

Priene Antik Kenti

Priene Antik Kenti Nerede?

Priene Antik Kent Nerede? Priene, Aydın, Söke Priene Antik Kenti, Aydın’ın Söke İlçesi’ne aşağı yukarı 15 km uzaklığındaki Güllübahçe Köyü’nde tespit edilen antika bir İyon kentidir. Milet Antik Kenti’ne otomobil ile aşağı yukarı 15 dakikalık mesafededir.

Priene Antik Kenti

Priene Antik Kenti Kurulduğunda deniz kenarında olduğu bilindik Priene, Büyük Menderes Nehri’nin taşıdığı alüvyonlarla denizi doldurması neticesi denizden 16 km kadar uzaklaşmıştır.

Efes ve Milet Antik Kentlerinin dahi içinde bulunduğu 12 İyon şehirlerinden biri olan Priene Antik Kentinin ilk kuruluşu M.Ö. 8.yy evveline tarihleniyor.

Bilinmeyen nedenlerle ilk yerleşimin terk edilmesi ardından kent, M.Ö. 4.yy’dahi epey dik bir araziye sahip sahip olunan konumunda tekrar kurulur.

Tarihte sırayla Lidyalılar, Persler, Büyük İskender, Bergama Krallığı, Romalılar ve Doğu Romalılar himayesine giren Priene Antik Kenti, M.S. 13.yy’dahi tamamıyla terk edilir.

Kentin ismi, en mühim antika Anadolu Medeniyetlerinden biri olan Luvice kökenlidir ve ‘Hisar Yurdu’ anlamındadır. Zamanında 4-5 bin şahsiyet bir nüfusa sahip ufak bir kent olduğu bilindik Priene’dahi ilk sistematik arkeolojik kazılar 1868-1869 senelerinde Alman bir takım yönünden yapılmıştır.

Athena Tapınağı’nın mühim parçalarıyla beraber şehirden çıkartılan başka eserlerin bir kısmı bugün Berlin Müzesi’nde ve Britanya Müzesi’nde sergilenmektedir. Antik Çağ’ın en meşhur bilgilerinden biri olan Bias, M.Ö. 6.yy’dahi Priene’dahi yaşamıştır.

Ayrıca M.Ö. 334 senesinde Büyük İskender’in kente geldiği ve hala yapımı devam eden Athena Tapınağı’nın bitirilmesi amacıyla mali destek verdiği söylenir. Muhtemelen Priene halkı bu desteği karşılıksız bırakmaz ve Büyük İskender’in şerefine bir ev yaparlar. Büyük İskender’in Evi olarak isimlendirilen yapının bugün yalnızca kalıntılarını görebiliriz.

Oldukça iyi bir kent planlamasına sahip olan Priene’nin 3,5 metreye varan sokakları ve 7 metreye varan geniş caddeleri sahip olunan. Arazi yapısından dolayı sık sık merdivenler kullanılmış.

Priene antik kent tarihi dokusunu koruyan sokaklarında ilerleyerek en mühim yerlerinden olan Mısır Tanrıları Kutsal Alanı, Hamam ve Gymnasion (Spor Kompleksi), Antik Priene Tiyatrosu, Agora (Çarşı), Asklepios Kutsal Alanı, Bouleuterium (Meclis Binası), Gıda Pazarı, Athena Tapınağı, Demeter Tapınağı, Akropolis (Üst Yerleşke) ve Kilise’deki kalıntıları görüşme edebilirsiniz.

Priene Antik Kenti
Priene Antik Kenti

Antik Tiyatro:  Kentin doğusunda tespit edilen anne giriş kapısından girildiğinde görülen taşlı dik yokuş Tiyatro Caddesi’dir. Bu yolun derhal bitiminde, solda bir oyuk içinde Antik Tiyatro yer alır. 4.yy’dahi yapılmış olan tiyatronun yarım ay şeklindeki oturma düzeni toplam 6.500 şahıs kapasiteye sahiptir.

Tiyatronun soyunma odalarının dahi bulunduğu, backstage denilen sahne ardı bölümü ile ön tarafta soylular ve din adamları amacıyla ayrılmış haşmetli mermer koltuklar günümüze kadar ulaşmayı başarmıştır.

Priene Antik Kenti Nerede
Priene Antik Kenti

Athena Tapınağı: Priene Tiyatrosundan çıkıp yukarı doğru devam edildiğinde, kentin en yüksek yerinde kayalık bir teras üstünde M.Ö. ve 2.yy arasında inşa edilmiş tapınağa varılır.

Tapınakta tespit edilen yazıtta mübarek alanın tanrıça Athena’ya adanmış olduğu yazmaktadır. Bu yazıt Britanya Müzesi’nde bulunuyor.

Tapınağın mimarı, meşhur dünya harikası Bodrum Halikarnas Mozolesi’ni dahi inşa eden Pytheos’tur. Tapınağın kısa taraflarında 6’şar, uzun taraflarında şayet 11’er sütun olduğu biliniyor. Günümüzde ayakta kalmış 5 sütunu şayet hala bir zamanlar ki görkemini anlatmaya yetiyor ve ziyaretçilerine enfes bir görünüm sunuyor.

Bouleuterion:  Priene Antik Kent idare binası olarak bilindik meclisin yapımı M.Ö. 2.yy’a uzanıyor. Yapının üç duvarına paralel olarak konumlandırılan 640 şahsiyet oturma düzenine sahip yapının üstü ağaçtan bir çatı ile kapalıymış.

Yapının tam ortasında allah büstleriyle süslenmiş mermer bir sunak görülebilir. Agora:  Bouleuterion’un derhal aşağısında tespit edilen ve kentin içten olan çarşısı, yanıbaşındaki dükkanlarıyla beraber halkın en mühim sosyalleşme alanıdır.

At nalı biçiminde inşa edilmiş olan Agora’nın kuzeyinde, yani açılmış olan tarafında anne cadde, başka üç beraberinde şayet stoa’lar yer alır. Stoa denilen yapılar, güneşten ve yağmurdan koruyan, üstü kapalı sütunlu galerilerdir.

Bu galerilerin fakat az bir kısmının kalıntıları günümüze ulaşmıştır. Pazar yerindeki stoa’ların arkasını şayet sıra sıra dükkanlar kaplarmış.

Ayrıca vaktinde burada zanaat galerisi dahi bulunduğu ifade ediliyor. Agora’nın ortasında dahi Tanrı Hermes’e adanmış olan sunağın kalıntıları görülüyor.

NOT: Resimler Keşfetsek.com , Yorumguncel.com sitesinden ALINMIŞTIR.

ADS

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu