AkdenizAntik Kentler

Halikarnassos Antik Kenti

Halikarnassos’un İÖ XI. Yy’da Karialılar tarafından kurulduğu sanılmaktadır.

Antik Çağ’ın ünlü Antik Kenti Halikarnassos dünyanın önemli kültür odaklarından idi. Herodotos, Dionysos, Herakleitos gibi bilim adamı ve sanatçıları burada doğmuşlardı.

Tarihin babası Herodotos, kenti Troizen ve Arguslu Dor kolonilerinin kurulduğunu ileri sürer.

Herodotos İÖ VII. Yy’da Halikarnassos’Un 6 kentten oluşan Heksapolis birliği içinde yer aldığını yazar.

Birlik üyeleri Knidos’taki  Apollon tapınağında toplanıyordu. Ancak, Apollon onuruna düzenlenen bir yarışmada, Halikarnassoslu Agasikles’in kazandığı ödülü Halikarnassos’a götürmesi üzerine, Halikarnassos Heksapolis’ten çıkarıldı.

İÖ 555’de yöre, Lydia Kralı Kroisos’un egemenliğine girdi. Lydia Devleti’nin İÖ 546’da yıkılması üzerine Pers yönetimine geçti.

Bu dönemde Antik Kent tümüyle İonlanmıştı. Çünkü İonia dilinde yazıtlar bulundu. Herodotos da İonia dilini kullanıyordu.

Halikarnassos Antik Kenti | antikkentleri.com
Halikarnassos Antik Kenti

Antik dönemde bugünkü Muğla ilinin tamamıyla Aydın ilinin Güney bölümünü kaplayan dağlık bölge Karia Krallığı ortada Lidya Krallığı Kuzeyde Misya krallığı olmak üzere Batı Anadolu 3’e ayrılmıştır.  
Halikarnassos’un ilk sakinleri Karlar ve lelegler idi.

Eski Yunanlılar Karialaları ve Lelegleri Ege’nin en eski halkı olarak anlatmıştır. Omeros destanlarında Karia ve Leleklerin Asya kökenli olup Halikarnassos bölgesinde yaşadıklarını anlatmıştır.
Antik Dönemin
ünlü coğrafyacısı Strabon’a göre Lelegler bu bölgede 8 yerleşim yeri kurmuştur.

Yine antik dönemin tarihçisi Plinius bu şehirlerden Syangela, Myndos, Termera, Side, Madnasa, Pedesa, Telmmissos  ve Uranium olarak bahseder.

Leleg şehirlerinden günümüze en iyi korunarak gelen Pedesa’dır.  Halikarnassos’a İlk yerleşim kıyıya çok yakın küçük bir ada olan Zepheria üzerinde kurulmuştur.

Zepheria’nın adını Meltemleri ile ünlü Tanrı Zepidos’dan aldığı sanılmaktadır. Ada sonraları Anakarayla birleşmiştir. Zepheria kalıntılarının bugün ki Bodrum kalesinin altında kaldığı bilinmektedir.

Halikarnassos MÖ 8. Yüzyıl sonu 7. Yüzyıl başında 6 şehir birliğinde yer alır. Merkezi Cnidus  olan bu şehirler, Cos, Kamerios, İlyasos, Lyndios ve Halikarnassos’dur.

Bölgenin bereketinden kaynaklanan zenginlik sanat, kültür ve sağlık hayatını desteklemiş bu şehirler tarihin en ünlü isimlerini barındırmıştır.

Modern Tıbbın babası Hipokrates Kosta sağlık tanrısı Asklepios’un koruduğu şifa yolunda yetişir. Antik Çağın ünlü gök bilimcisi Evdoksuz dünya şaheserlerinden sayılan İskenderiye Fener Kulesini yapan mimar Sostratus’dur.

Halikarnassos Antik Kenti
Halikarnassos Antik Kenti

Dor Birliği’nin altı üyesinden biri olan Halikarnassos Antik Kenti ve yöresinin yerli halkı Lelegler ve Karyalılar’dır.

Müsgebi ve Çömlekçi’dahi meydana çıkan mezarlar ve buluntuları bölümde Miken kültürü ile modern bir yerleşim olduğunu göstermiştir.

MÖ 6. yüzyılın ilk yarısında lydia egemenliğinde olan şehir sonrasında Perslerin egemenliği altına girmiştir.

Persler kendilerine yakın yerli bir familya olan Halikarnassos’lu Lygdamis ailesini kenti yönetmesi amacıyla görevlendirmişlerdir.

MÖ 387’dahi Karia satraplığının Mylasa’da oturan Hekatomnos’a geçtiği bilinmektedir. Hekatomnos’un oğlu Maussolos MÖ 377’dahi Karia satrapı olmuş ve merkezi Mylasa’dan Halikarnassos’a taşımıştır.

Mausolos öldükten sonra II. Artemisia yönetime gelmiştir. Büyük İskender şehri kuşattığında yönetimde orontobates vardı

İskender, Alinda Kraliçesi Ada’yı tüm Karia bölgesinin hâkimi yapmıştır. İskender’den sonra II. Ptolemaios’un hâkimiyeti altına giren Halikarnassos Roma döneminde Rodos yönetimine verilmişse dahi özgür kabul edilmiştir.

MÖ 1. yüzyılda korsanların saldırı ve istilası yüzünden fakirleşen kentin yeniden canlanmasını Lygdamis ailesine borçludur. Lygdamis ailesini kenti yeniden canlanması Augustus zamanıdır.

IV. yüzyılda Roma eyaletleri düzenlenirken Karia farklı bir eyalet, Halikarnassos metropolisi Aphrodisias olan bu eyalete tabi bir kent olmuştur.

Şehir 11. yüzyılda Türklerin eline geçmiş, toprakları içerisinde kalmıştır. 1402 yılında Rodos Şövalyeleri tarafından ele geçirilen şehrin eski dor akropolünün olduğu yerde kale inşa edilmiştir.

Kanuni Sultan Süleyman’ın Rodos’u almasına kadar şövalyelerin elinde kalmıştır.

Halikarnassos’ta 1857 senesinde Newton yönünden bulunarak frizleri Londra’daki British Museum’a taşınan Maussoleion, dünyanın yedi harikasından biri olarak tanımlanmaktadır.

Maussoleion, Maussolos amacıyla karısı II. Artemisia yönünden yaptırılan bir kabir anıtıdır.

Bugün yalnızca esas izleri ile frizlerinden azıcık kalmıştır. Halikarnassos’taki görülebilen başka kalıntılar şayet; yer yer poligonal ve rektagonal yöntemin kullanıldığı surlar ile Roma Çağı tiyatrosudur.                          

Halikarnassos Antik Kenti
Halikarnassos Antik Kenti

 Geleneksel olarak isminde bir yönünden kurulduğuna muteber. Bir Halikarnaslı olan Herodotos, Halikarnassos’un Triopion’da (Knidos) Dorlar yönünden düzenlenen festivallerinde yer aldığını söyler fakat Halikarnassos edebiyatı ve kültürü tamamıyla kültürü ile uyumludur.

Halikarnassos, geniş ve korunaklı limanı, deniz yolları üzerindeki mühim konumu ile ufak bir başkenti durumuna geldi. Bu despotluğun en çok bilindik hükümdarı, MÖ 480’dahi Pers kralı (Xerses) ile birlikte ‘ı işgal eden ‘tir.

MÖ 370 senesi seviyesinde vaktinde ‘nın başkentiydi ve etrafı surlarla çevrili, kamu binalarına sahip, gizli bir tersanesi ve kanalı olan bir şehirdi.

Bu dönemde mecburi göçü sebebiyle kent nüfusu epey arttı. Mausolos MÖ 353-352 senelerinde öldüğünde ‘ndan biri oldu. ‘nin altı üyesinden biri olan Halikarnas ve yöresinin yerli halkı ve . ve ’dahi meydana çıkan mezarlar ve buluntuları bölümde kültürü ile modern bir yerleşim olduğunu göstermiştir.

MÖ 6. yüzyılın ilk yarısında Lydia egemenliğinde olan kent sonrasında Perslerin egemenliği altına girmiştir. kendilerine yakın yerli bir familya olan Halikarnassoslu Lygdamis ailesini kenti yönetmesi amacıyla görevlendirmişlerdir.

Karia satraplığının Mylasa’da oturan Hekatomnos’a geçtiği bilinmektedir. Hekatomnos’un oğlu Maussolos MÖ 377’dahi Karia satrapı olmuş ve merkezi Mylasa’dan Halikarnas’a taşımıştır.

öldükten sonra II. Artemisia yönetime gelmiştir. kenti kuşattığında yönetimde Orontobates vardı. İskender, Alinda Kraliçesi Ada yı bütün Karia bölgesinin hâkimi yapmıştır.

İskender’den sonra II. Ptolemaios’un hâkimiyeti altına giren Halikarnassos Roma döneminde yönetimine verilmişse dahi özgür kabul edilmiştir.

MÖ 1. yüzyılda korsanların saldırıları ve istilaları yüzünden fakirleşen kentin tekrar canlanması Augustus zamanıdır. yüzyılda Roma eyaletleri düzenlenirken Karia farklı bir eyalet, Halikarnassos metropolisi Aphrodisias olan bu eyalete tabi bir kent olmuştur.

Şehir 11. yüzyılda eline geçmiştir. 1402 senesinde yönünden ele geçirilen şehrin, eski Dor akropolünün olduğu yerde kale inşa edilmiştir.

Rodos’u almasına kadar şövalyelerin elinde kalmıştır. Halikarnassos’ta 1856, 1857 ve 1865 senelerinde yoğun olarak arkelolojik kazılar yapıldı.

Halikarnas’ta 1857 senesinde Newton yönünden bulunarak frizleri ’daki ’a taşınan (Maussoleion), Dünyanın Yedi Harikası’ndan bir tanesidir.

Mozole, Maussolos amacıyla karısı II. Artemis yönünden yaptırılan bir kabir anıtıdır. Bugün yalnızca esas izleri ile frizlerinden azıcık kalmıştır.

Halikarnas’taki başka kalıntılar şayet yer yer poligonal ve rektagonal yöntemin kullanıldığı surlar, spor alanının kalıntıları, mabet platformu ile mezarlardır; fakat antika şehrin kalıntıları 1400’lü senelerde yönünden yaptırılan haşmetli kalenin kalıntılarının gölgesinde kalmıştır.

Alman bir Mimar tarafından 1415-1437 yılında inşa edilen kale Balistik silahların gelişmesine paralel olarak kalede zamanla değişiklikler yapılmıştır. İtalyan Burcu 1436 da Hendeğe 1476’da başlamıştır. İngiliz Burcuysa 1480 de tamamlanmıştır.

Kaledeki büyük değişiklikler ise kale komutanı Pier Devussen zamanında 1476-1508 tarihleri arasında yapılmıştır. 16. Yüzyılda Osmanlı Amirali ve Haritacısı Piri Reis kitabında Bodrumu “Bodurum” olarak zikreder.

Aynı yüzyılda Kanuni Sultan Süleymanın yeniden Osmanlı emrine aldığı kale bundan sonra Türk Topraklarının içinde varlığını sürdürmüştür.

Bir dönem güçlü dönemlere karşı savunma amacıyla kullanılan kalenin içinde 17. Ve 19. Yüzyıl arasında evler yapılmış olduğu anlaşılmaktadır. 19. Yüzyıldan sonra ise Hapishane olarak kullanılmıştır.

Bodrum 1. Dünya savaşı sırasında yeniden gündeme gelir. 26 Mayıs 1915’de Alman gemilerine yakıt verildi ibaresiyle Dublex adlı Fransız Gemisi Halikarnassos kentini yağmalar. Kale ciddi hasar alır.

Hapishanedeki mahkumlar tahliye edilir. 1749 yılında İngiliz Lord Certamente ve ekibi Bodrumu ziyaret ederler.

Lord Bodrumu ve Kaleyi detaylı bir şekilde anlatır. Kaleyi anlatırken Rodos Şövalyelerine ait onlarca armadan bahseder.

Özellikle Yunan Amazon savaşını anlatan olağan üstü güzellikteki kabartmaları vurgular. Bu kabartmaların bir tapınağa ait olabileceğini anlatır.

İngiliz Elçisi Streport Kennen gibi özel listeyi yüzerme Charles Evelson Bodruma gelir. Görevi Kalede bulunan bütün değerli kabartmaların sanat eserlerinin bir dökümünü çıkartıp bildirmek.

İngiliz Elçisi Padişah Abdülnecipten Kaledeki eserleri İngiltereye götürmek için izin ister.

Abdülmecit Eserlerin taşınması için bir ferman çıkartır ve eserlerin taşınmasına izin verir, Hatta bir jest olarak masraflarına katkıda bulunur.

Kabartmalar bir İngiliz savaş gemisine yüklenip İngiltereye gönderir. 13 Kabartma Günümüzde İngiltere de özel bir salonda korunmaktadır.

ADS

İlgili Makaleler

3 Yorum

  1. Çok güzel bir sayfa, konuyla ilgili öğrenmek istediğimiz çoğu şeyi öğrenebiliyoruz sayfanın bu konuda aydınlatıcılığından dolayı teşekkürler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu